Kişisel Gelişim Nedir? ve Ne İşe Yarar?

9 dk


kişisel gelişim kavramı

 

Son yıllarda sürekli gördüğümüz ve duyduğumuz kişisel gelişim kavramının ne olduğu konusu üzerinde duralım. Kişisel gelişim nedir? ne değildir? Kişisel gelişim ne işe yarar? Kişisel gelişim ne zaman ve nasıl ortaya çıktı.

Kişisel gelişim son yıllarda önemli bir alan haline geldiğinden bu kavrama ilişkin bir çok kitap, eğitim, seminer ve makale ortaya konulmuştur. Bu kavramı bundan dolayı duymayan bir yerde görmeyen hatta bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum.

Bu içeriği, bu kavramı halen bilmeyen var ise öğrenmesi için yazıyorum. Aynı zamanda bu konu hakkında belli bilgi birikimine sahip kişilere sürekli gelişim aşığı birisi olarak yaptığım araştırmalar sonucunda bir de benim bakış açımdan konunun okunmasını istiyorum.

Kişisel Gelişim Nedir?

Kişisel gelişim kavramını bir çok açıdan ele almaya çalışacağım. Gelin,! kişisel gelişimi daha iyi anlayabilmek için önce gelişim nedir? bu konunun üzerinde duralım.

İngilizcede “Development” Arapçada ise “Tekâmül” kelimelerinin karşılığı olan gelişim TDK’ya göre:

  1. Gelişme işi
  2. Serpilip büyüme
  3. İlerleme, inkişaf, tekâmül
  4. Aksiyon

anlamlarına gelmektedir.

Gelişim, insanın belli bir gelişim görevini tamamlamaya doru büyümesi, olgunlaşması, gereken bilgi, beceri ve tutumu öğrenmesidir.
Gelişim diğer bir deyişle öğrenme, yaşantı ve olgunlaşma sonucu bireyde görülen sürekli ve düzenli değişiklikler sürecidir.

İçeriğin devamında kişisel gelişimin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığını açıklayacağım. Öncesinde kişisel gelişim nedir? ve ne değildir? bu soruların yanıtlarını vermek istiyorum.

Kişisel gelişim: “insanın içindeki sınırsız gücün farkına varabilmesi, var olan potansiyelinin neler olduğunu kavrayabilmesi ve bunu kullanabilmesi yeteneğidir.”

Rutinden farklı bir şekilde kişinin bilinçli olarak yaptığı, kendisini daha iyiye götürmek için gerçekleştirdiği sistemli pozitif çabalanın sonucunda kişide oluşan değişikliklerin tamamına kişisel gelişim diyebiliriz.

Ben bu kavramı, ilk duyduğumda hatta üzerine biraz araştırmalar yaptığımda çok sevmedim. Çünkü kişisel gelişim hepimize öyle bir pompalandı ki, sevmek mümkün değildi zaten. İnsanın ne olduğuna bakmadan “sen iyisin”, “sen yapabilirsin” bakış açısı insanoğluna yapılacak en büyük yanlış olduğunu düşünüyorum. Bireyselliği tetikleyen ve insanlara gereksiz özgüven depolayan yaklaşımların tamamı insanda daha ağır mutsuzluklara yol açıyor.

“Boş çuval dik durmaz.”

“İyi bir hedef, ancak o hedefe yönelen kişinin kendi özelliklerini tanıyabilmesiyle seçilebilir.”

Siz  kişinin neler yapabileceğini tam anlamadan, yeteneklerinin ne olduğunu tam anlamıyla kavramadan önünüze gelene aynı gaza getirme yöntemiyle sadaece hayal kırıklıkları oluşturursunuz.

Sizlerden bir ricam var. Lütfen Yusuf TOKMUÇ olarak benim hakkımda sayfasını bir inceleyin, kesinlikle göreceksiniz. Ben sürekli gelişim aşığı birisiyim. Ben, yeni şeyler öğrenmediğim de abartmıyorum mutsuz oluyorum. Öğrenme, keşfetme ile ilgili durağan bir döneme girdiğimde huzursuz oluyorum.

İşte kişisel gelişimi daha detaylı incelemeye başladığımda ve üzerine kafa yorduğumda gördüm ki, her işte olduğu gibi kişisel gelişimde güzel ellerde değil. Yanlış tanıtılıyor ve anlatılıyor. Meğerse ben yıllardır kişisel gelişimi bilmeden düzenli ve sistemli bir şekilde kişisel gelişim içerisindeymişim. Kişisel gelişimin tüm süreçlerini yerine getiriyormuşum. Kişisel gelişim aslında çok önemli bir şeymiş.

Yaşadığım kısa deneyimi paylaştıktan sonra başında benimde sevemediğim araştırdıkça, doğru yer ve kişilerden öğrendikçe ilgimi çeken bu kişisel gelişim konusunu anlatmaya devam edelim.

Kişisel gelişim, tek bir alanda bireysel olarak gelişmenizi ifade etmez. Kişisel olarak gelişimi sağlayabilmek için bütünsel yaklaşım önemlidir.

Bütünsel yaklaşım derken, şunu söylemeye çalışıyorum. Kişisel gelişim, sadece iş yaşamında, aşk yaşantısında, sporda, sanatta veya genel kültürde kendinizi geliştirmek değildir.

Kişisel gelişim yolculuğuna çıkmış ve bunu sürekli yaşantısında uygulamaya çalışan insanlara bir bakın. Gerçi bakmanıza çok gerek yok. Emin olun. Girdikleri ortamda hemen fark ediliyorlar.

Bu insanların: belirli bir vizyonları vardır. Her konuda araştırmayı sevdikleri gibi geleceğe dair hedefleri, amaçları vardır. Gündemi takip ederler. Yeniliklere açıklardır. Dijital Dünyayı takip ederek teknolojiyi hiç ihmal etmezler. Konuşma ve beden dillerine hakimdirler. İkna ve iletişim onların vazgeçilmezidir. Her girilen ortamda mutlaka konuşacak birşeyleri vardır.

“Peki, anladım. Yusuf hocam böyle bir insan olmak için ne yapmamız gerekiyor.” Dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım.

Böyle bir insan olmak ve her şeyden önemlisi de kişisel gelişimize katkı sağlayabilmek için aşağıda sıralamaya çalıştığım konularda yoğunlaşmanız gerekmektedir.

  • Kendinizi tanıma yolculuğuna çıkmanız
  • Kendinize değerler oluşturmanız
  • İçgörü geliştirmeniz
  • Etkili iletişim becerisi geliştirmeniz
  • Özgüven çalışmaları yapmanız
  • Olumlu motivasyon geliştirmeniz
  • Zaman yönetiminizi yapabilmeniz
  • Kriz yönetebilmeniz
  • Yeniliklere karşı açık olmanız
  • Empati duygunuzu geliştirmeniz
  • Güçlü irade sahibi olmanız
  • İmajınızı yönetebilmeniz
  • Öfke ve stres ile başa çıkabilmeniz
  • Sürekli gündem takip edebilmeniz (Haber, Sosyal Medya, Dergi)

gerekmektedir.

Kısacası kişisel gelişim, bireyin sistemli ve düzeli bir şekilde topyekün değişim sürecidir.

Kişisel Gelişim Ne Değildir?

Kişisel gelişim kavramı üzerinde biraz durduktan sonra gelin,! kişisel gelişim ne değildir. Bu konun üzerinde duralım.
Bencilce hareket ederek hep “ben” demek değildir. Sosyal ortamlardaki davranışları değiştirmek değildir. Hayatın sadece tek bir alanına odaklanarak başarı elde etmeye çalışmak değildir. “Ben oldum artık”, geliştirilecek bir yönüm kalmadı denilecek bir şey hiç değildir.

Kişisel Gelişim Ne İşe Yarar?

Kişisel gelişimin ne işe yaradığına gelecek olursak. Topyekün bir değişim içerisinde bulunan insanların hayatlarında oluşacak katma değer inanılmaz olacaktır.

Kişisel gelişimine önem veren tüm insanların oturması, kalkması dahi farklı olur. Kurduğu ilişkilerde ikna edici ve iletişimi kuvvetli olur. Vizyon sahibidirler. Her deneyim onlar için bir ders niteliğindedir, almaları gerekeni alırlar.

Kişisel gelişimin aslında en önemli kriteri kişinin babasından aldığı bayrağı yaşadığı dönemin gerekliliklerine uygun bir şekilde daha ileriye taşıyabilmesidir.

Yaşamış olduğum tecribeyi yukarıda paylaştım. Emin olun.! ilk başlarda bende sevmedim. Ancak, gördüm ki kişisel olarak kendinizi geliştirmediğiniz her işte ilerleyemezsiniz. Çağın gerisinde kalır. Yaptığınız işlerde zaman zaman komik durumlara dahi düşebilirsiniz.

İşte tam bu konu ile ilgili yaşamış olduğum bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.

Bildiğiniz üzere yaklaşık 20 yıldır, % 85- 100 düzeyinde görme engelliyim. Az görenlerdenim. Devlet memuru olarak görev yapmaktayım. Bilgisayarı büyüteç yardımıyla kullanıyorum. Çok fazla yakından baktığımdan dolayı bilgisayarın ışıkları zaman zaman göz arkasında veya başımda ağrı yapıyor. Bu durum biraz fazlalaşınca bulunduğum yerde ki Devlet Hastanesine gitmek zorunda kaldım.

Kendimce bu durumun biraz basit bir şey olduğunu düşündüğümden Devlet Hastanesini tercih ettim. Hastane göz doktoruna durumumu anlattım. Daha muayene etmeden öyle tepkiler verdi ki, korktum. İnanın ben bu hastalığımı bu doktordan duysaydım, bu doktordan öğrenmiş olsaydım. Kesinlikle intihar ederdim.

Nasıl mı?

Şöyle anlatayım. Benim durum tam körlük değil. Az görenlerdenim. Normal insanların verdiği belirli tepkilere alışkım. Ancak, doktorun hele hele göz doktorunun vereceği tepkilere hiç alışkın değilim. Bir doktorun özellikle kendi alanı ile ilgili sıradan insanın verdiği tepkileri vermesi tabii ki insanı şaşırtıyor. Ya bir göz doktorunun göz hastalığı ile ilgili bir hastaya şaşkınca değişik değişik sorular sorması beni inanılmaz sükutu hayale uğrattı.

Doktor bende öyle bir izlenim yarattı ki, bu doktor dedim. Herhalde 3. veya 4. sınıfta okuldan atıldı. Yıllar sonra aftan yararlanıp tekrar başladı. Kendi kafamda sürekli üretiyorum. Ya da dedim ki kesinlikle bu doktor, yıllarca hiç bir teknolojiyi, yeniliği takip etmedi. Yıllarını her gelen hastaya göz merceği takarak, duvardaki yazıyı okutmaya çalıştı.

Ne kötü bir intiba değil mi?

İşte, kişisel gelişimin her insan için ne derece önemli olduğunu görebiliyoruz.

Kişisel Gelişimin Tarihçesi

1970’lerde popüler olmaya başlayan kişisel gelişim Türkiye’ye Nüvit Osmay’ın “insan Mühendisliği” kitabı ve Dale Carnegie’in eserlerinin Türkçe’ye kazandırılmasıyla girmiş ve 1990’lı yıllarda birkaç yerli yazarın kitaplarıyla hız kazanmıştır. Bununla birlikte çok sayıda insan kaynakları ve kişsel gelişim danışmanlık şirketleri kurulmuştur. Böylece Türk insanı “kişisel gelişim uzmanlığı” isminde yeni bir
iş kolu ve meslek adıyla tanışmıştır.

İnsanoğlunun varoluşu ile başlayan kişisel gelişim nasıl ortaya çıktı.

İnsanın gelişimiyle ilgili fikirler çok eski zamanlardan beri dile getirilmekte ve her dönemde artan bir ilgiyle önemini korumaya devam etmektedir. Günümüzde “Sen değişirsen dünya da değişir” sloganıyla kişisel gelişimin ruhu açıklanmaya çalışılsa da, bu slogan Eski Yunan’da bir yaşama sanatı olarak ele alınmaktaydı.

“Epimelesthai soutou” yani kendine dikkat etmek, kendinle ilgilenmek kuralı Eski Yunanlılar’ın gözünde kişisel davranış biçiminin ve yaşama sanatının temel kurallarından biriydi. Platoncu gelenekte kişi, kendisine dikkat etmek zorundaydı. “Kendini bilmek” ilkesinin hayata geçirilmesinden önce, kişi kendisiyle ilgilenmek zorundaydı.

Sokrat, “kendinle ilgilenme”nin doğal bir sonucu olan “kendini bilmek” kavramını farklı bir anlam çerçevesinde ele almıştır:

“Bireyin kendisiyle bir sanat sayesinde ilgilenmiş oluruz. Peki kendimizin ne olduğunu bilmezsek hangi sanatla kendimizi daha iyi kılabiliriz? Bunun içindir ki kendimizi bilirsek, kendimizle nasıl ilgilenebileceğimizi de biliriz. Bu bilgi olmazsa kendimizle ilgilenmek imkansızdır.”

Sokrat’ın “kendini bilmek” ile ilgili bu açıklaması Spinoza’nın “İnsana ait olan şeyin bilgi edinilmeye en layık olduğu” ifadesinde karşılık bulur. Ayrıca “Spinoza’nın felsefeye kazandırdığı “bir şeyin kendi varlığını korumak ve sürdürmek adına giriştiği çaba, bu amaca var gücüyle yöneliş, doğal eğilim ya da etkin ilke” dediği, sözcük anlamıyla “insanın tüm gücünü kullanarak gösterdiği gayret” anlamına gelen “conatus kavramı”25 bugünkü anlamda kişisel gelişim kavramının bir nevi tanımıdır.

Kişisel gelişimle ilgili sadece Eski Yunan’da değil, Doğu’da da önemli çalışmalar mevcuttur. Bunlardan biri günümüzden yaklaşık 2 bin yıl önce Sun Tzu tarafından kaleme alınmış “Savaş Sanatı” adlı “savaşmadan kazanmak” ilkesi üzerine kitabıdır. Bu kitap “gücün insanilikle dengelenmesini” amaçlayarak insanoğlunun maddi ve manevi yönleri arasında sürekli bir denge olması gerektiği tezini savunmaktadır.

Bugün kişisel gelişim kavramı öz itibariyle geçmişten gelen fikirleri bünyesinde barındırmakla birlikte değişen ve gelişen dünyayla beraber alanını da genişletmek zorunda kalmıştır. “Günümüzün hızla değişen dünyasında tek bir konuya özgü becerilere duyulan gereksinimin yerini, öğrenme ve uyum sağlama becerileri almıştır.

Geleceğin anahtarı kişilerin içinde saklıdır. Onların düşüncelerini, davranışlarını ve iç çatışmalarını yönetmedeki ustalıkları, parlak, yaratıcılığa ve işbirliğine dayalı bir geleceğin kapılarını açacak; çağa ayak uyduranlar ile yarışı terk etmek zorunda kalanlar arasındaki farkı yaratacaktır.”

Bu içeriğimi oluştururken Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalında Kişisel Gelişim – Din İlişkisi Üzerine Araştırma yapan Behlül TOKUR’un Yüksek Lisans Tez Çalışmasından faydalandım.

Yusuf TOKMUÇ-Kariyer ve Gelişim Blogumda: Kişisel Gelişim Nedir? Ne İşe Yarar? konusunu anlatmaya çalıştım. İçeriği beğendiyseniz daha fazla kişiye ulaşması için paylaşmayı, içeriğe katkı sunmak isterseniz de aşağıda yer alan yorum bölümüne fikir ve görüşlerinizi bırakmayı unutmayın.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
Beğen Beğen
4
Beğen
İlginç İlginç
0
İlginç
Bilgilendirici Bilgilendirici
4
Bilgilendirici
Beğenmedim Beğenmedim
1
Beğenmedim
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Yusuf TOKMUÇ
Sürekli Gelişim Aşığı, Eğitmen, Danışman ve Koç

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.