İş Yerinde Huzurlu Ortamı Sağlamanın Yolları

/ 17 Haziran 2020 / 185 / yorumsuz
İş Yerinde Huzurlu Ortamı Sağlamanın Yolları

 

İş yerinde mutlu olmanın yolları nelerdir? İş yeri huzuru nasıl sağlanır? Peki, iş yerinde mutlu bir ortamın sırrı var mı? Şunu çok net söylemek gerekir. İş yerinde huzur gerçekten çok önemli! Bu durum gerçekten o kadar önemli ki: Bir insanın iş yerinde ki durumu yani ruh hali, sosyal ve özel yaşamını direkt olarak ciddi düzeyde etkiliyor.  Bundan dolayı bu içeriğimde iş yerinde huzurlu ortamı sağlamının yolları hakkında ipuçları vermek istiyorum.

İş yerlerinde evden daha çok vakit geçiriliyor. Hemen hemen bütün iş yerlerinde ortalama geçirilen zaman neredeyse evde uyuma harici geçirilen zamandan çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Çalışanın ailesinden daha fazla gördüğü ve evinden daha fazla vakit geçirdiği bu ortamlarda mutlu olmak istiyor. Kısacası iş yerine giderken ayaklarının geri geri gitmesini istemiyor.

İş yerinde huzur ile ilgili direkt konuya girmeden önce iş yeri ortamından bahsedelim. Ardından ise iş yeri huzurunu etkileyen faktörlerin neler olduğu hakkında bilgi verelim.

İş Yerinde Çalışma Ortamı: Kamu veya özel sektör kurum ve kuruluşları tarafından belirlemiş amaç ve hedeflere ulaşabilmek amacıyla işe alımı yapılmış personellerin bulundukları yer ile kendi işini yürütmek için açılan iş yerlerine, en basit anlamıyla çalışma ortamı denilmektedir.

İş Yerinde Huzur

İş yeri çalışma ortamının huzurunu sağlayabilmenin iki önemli ayağı bulunmaktadır. Bunlar, iş yerinin mutluluğunu arttırmaya yönelik çalışmaları yapabilecek yani iş yerinin havasını değiştirebilecek en önemli unsurun yönetim kadrosu olduğunu söyleyebilirim. Bir diğeri ise insanın kendi çalışma ortamındaki yeri diyebilirim.

İş yeri huzurunun sağlanabilmesi için yapılabilecek şeyleri bir önceki paragrafta anlatmaya çalıştığım üzere iki ana başlıkta ele alabiliriz.

1-Yönetim kadrosu

2-Kişinin kendisi/Çalışan

İş yerinde mutlu bir ortamı sağlamak o kadar da kolay değil. Çünkü bu işler gerçekten bir ekip ruhu gerektiriyor. Bu ekip ruhunun oluşabilmesi için ise tepeden tırnağa kişisel özverinin yanı sıra uyumlu ortamı oluşturabilmekte çok önemli.!

Artık iş yerlerinde bir çok kişi/çalışan daha sağlıklı ve daha huzurlu ortamları tercih ediyor. İşini yapan ve gerçekten yetenekli olan kişilerin paradan ya da kariyerden önce inceledikleri konu bu oluyor. İşini hakkıyla yapan bireyler olduğu sürece iş verende bununla doğru orantılı bir şekilde daha fazla kazanıyor.

İş yerinde huzurlu ortamın sağlanabilmesi ile ilgili Harward Üniversitesi tarafından bir araştırma yapıldı. Mutlu bir iş yerinde çalışanların elde ettikleri performans, mutsuz bir iş yerine göre yüzde 70 oranında fark ettiriyor.

Araştırmada: iş yerinde mutluluğun sırrına ilişkin tüm konular da ele alındı. Mutlu bir iş yeri için yapılan anketteilk sırada çalışanların yaptığı işi sevmeleri. Arkasından iş arkadaşları ile arasındaki ilişki sonrasında ise yöneticilerle anlaşabilmek.

İşi sevmek, işe sevgiyle sıkı sıkı sarılmak gerçekten çok önemli. Öncelikle işe başlamak için heyecan olması gerekmekte. İşini seven biri sabah alarm çaldığında oyalanmadan gider ve mesai saati içinde devamlı saate bakmaz. Hani istemediğiniz bir yere yada kişiye ziyaret ettiğinizde de iki ileri bir geri adım atılır yani ayak çekmez derler ya! tam öyle işte…

Haftanın başı olan Pazartesi günleri işe alışamama yani Pazartesi sendromu, hafta içi bir türlü Cuma bitmedi söylemlerinin temelinde işini sevmeme ve iş yeri huzuru gibi nedenler bulunmaktadır.

İş yeri mutluluğunun sağlanabilmesi için yazının başında en önemli iki unsuru ana başlıklar halinde paylaşmıştım. İş yeri huzurunun tesisinde en önemli katkıyı sağlaması gereken  yönetim kadrosu ile çalışanın yapması gerekenleri aşağıya maddeler halinde açıklamalarıyla birlikte paylaşmak istiyorum.

Adil Bir Çalışma Ortamı: Kamu veya özel sektör çalışma ortamlarında çalışanlar arasındaki adalet çok önemlidir. Çünkü, adaletin olmadığı her yönetim biçiminde bölünme ve parçalanma olur. Bunun ardından ise mutsuzluk kaçınılmazdır. Çalışanların, görev dağılımı yapılırken aynı zamanda ödül, ceza v.b. gibi uygulamaların hepsinde hakkaniyeti sağlamak iş barışının tesisinde en önemli unsuru oluşturmaktadır.

Örneğin görev dağılımı, bir iş yerinde çalışanların en önemsediği konulardan birisidir. İnsanların önem verdiği her konunun ciddiyetle ve titizlikle ele alınması gerekmektedir. Bundan dolayı görev dağılımlarının kişilerin yetenekleri, mezuniyetleri, engel durumları dikkate alınarak işin riskine uygun bir şekilde yetkinlik bazlı gerçekleştirilmelidir. Ancak, görev dağılımları hiç bir konu dikkate alınmadan dikey veya yatay istişareler yapılmadan farklı değişik yöntemler ile yöneticinin iki dudağına bırakılmış ise sürekli dedi kodunun ve homurdanmaların olduğu bir ortamın huzursuzluğa ve mutsuzluğa evrilmesi kaçınılmazdır.

Görev dağılımı, ödül ya da ceza uygulamaları ve yönetim kadrosunun diğer tüm uygulamaları esnasında çalışanın aslında aradığı en önemli konu adil bir ortamın sağlanmasıdır. Adil bir çalışma ortamı başlığı altında her ne kadar görev dağılımı üzerinden açıklamalarda bulunmuş olsam da bu ve buna benzer yönetim kadrosu tutumları çalışan üzerinde huzursuzluğa neden olabilir.

Takım Çalışması: İş yerlerinde belirli bir ahenk oluşabilmesi için yani olumlu ve verimli çalışma ortamı sağlanabilmesi için gerek bireysel gerekse toplu olmak üzere yatay veya dikey anlamda görüşmelerin olması önemlidir.

Yöneticilerin nasıl ki katılacağı tören, komisyon ve iş dışı toplantılarının tutulduğu defterleri var ise işte, bu defterlerde iş yerinde yapacağı görüşmeleri ile ilgili de kayıtların olması gerekmektedir. Nasıl yani! dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım.

Takım çalışması veya ekip ruhunun bir iş yerinde tam anlamıyla oluşabilmesi için yöneticilerin iş yerlerinde herkesi teker teker önemsediğini çalışanlarına bir şekilde hissettirmesi gerekmektedir. Bunu illaki sözlü olarak değil, davranışları ve yapacağı uygulamaları ile de hissettirmeleri önemlidir. Yöneticiler bunu bazen iş yerine girerken ufak bir sohbet ile bazen ise çalışan ofislerine uğrayarak çay veya kahve içerek yapabilmelidir. Bu ve buna benzer çalışan değerini hissettirmenin bir çok yöntemi vardır. Çalışan değerliliğini artırmaya yönelik örnekleri çoğaltacak olursak: çalışanların doğum günleri kutlanabilir, yeni gelen personele hoş geldin giden personele ise yemek organizasyonları yapılabilir. Kısacası istenirse çalışan değerliliği arttırılabilir. Halk arasında inanılmaz ve güzel ifadeler var. Sanki tam bu konu için söylenmişcesine güzel “Balık baştan kokar”, “Ön teker arka tekeri takip eder” gibi gibi…

İnsan her koşulda değerli olduğunu hissetmek ister. İşte aynen çalışanlarda iş yerlerinde bir işe yaradığını çalışma ortamında bekler. Bu çalışan motivasyonu için önemlidir. Takım çalışmasının en önemli ayağıdır.

Çalışan verimliliğinin arttırılabilmesi, takım çalışmasının sağlanabilmesi için önem verilmesi gereken konulardan birisi de: iş yerinde A’dan Z’ye tüm çalışanların bulunduğu düzenli toplantılar mutlaka yapılması gerekmektedir. Toplantılarda başta iş ile ilgili konular el alınmalı ardından iş yeri düzeni ve ilişkiler konuşulmalıdır. Kısacası toplantılar o kadar önemlidir ki, çalışanlar eteğinde ki tüm taşları dökmelidir. Herkesin her şeyi konuştuğu yerde ise emin olun! ciddi düzeyde bireysel rahatlamalar olur. Her şeyin yüz yüze konuşulduğu yerde ise sorunlar daha hızlı çözüm bulur.

Yönetim Süreçlerinde Tutarlılık: Kamu veya özel sektör iş yerlerinin tamamında yöneticilerin her aşamada tutarlılık göstermeleri çalışanların yönetim süreçlerine olan güvenini arttırır. Yönetim süreçlerinde tutarlılık ve az sayıda değişiklik olması standartlaşma için süreçlerin istatiksel anlamda kontrol altında tutulması ise sapmaların en aza indirilmesi için çok önemlidir.

Yönetim süreçlerinde tutarlı davranışların olması takım çalışmasını ve adil bir çalışma ortamını besler. Yöneticilerin, hedef ve amaçların tanımlanması, örgütün yapısının kurulması için geniş çaplı planın geliş­tirilmesi, yönetim kadrosunun sağlanması ve örgütlenmesi, yetki ve sorumlulukların paylaştırılması ve devredilmesi, devredilen yetkilerin ve verilmiş görevlerin yerine getiriliş biçiminin genel gözetimi, performansın nitelik ve niceliğinin güvence altına alınması, komiteler ve toplantılar yolu ile eşgüdüm gerçekleştirilmesi, personelin güdülenmesi, daha canlı kılınması ve harekete geçirilmesi, tüm çıktıların hedefler açısından değerlendirilmesi, örgütün amaçları ve bu amaçları gerçekleştirmek için gerekli araçlar açısından geleceğe bakılması ve gelecek için bazı tahminlerde bulunulması gibi tüm yönetim süreçlerinde iş yerinde huzur için gösterdikleri tutarlı tutum ve davranışlar çalışanlar açısından önem arz etmektedir.

Görüş ve Önerilere Açıklık: Kitap okuyarak yüzme öğrenilmez. Her şey okumak değildir. Bazen öyle bir an gelir ki, hiç beklemediğiniz birinden can alıcı bir öneri alabilirisiniz. Tamamen bakış açınızı değiştirebilir. Bunun için görüş ve önerilere açık bir yönetim anlayışı olmalıdır.

İş yerinde huzurlu ortamı sağlamanın yolları başlıklı bu yazımı buraya kadar okuduysanız size bu noktada bir soru olsun. Bugüne kadar yöneticiliğini yaptığınız yerlerde aylık kaç adet çalışan görüşü veya önerisi aldınız.?

Çalışan Değerinin Arttırılması: Kamu kurum ve kuruluşlarında veya özel sektör iş yerlerinde en önemli unsur insan kaynağıdır. İnsan kaynağının doğru ve verimli bir hale gelmesi için ise çalışan değerliliği çok önemlidir. Yöneticilerin çalışan değerliliğini arttırabilmesi için yukarıda maddeler halinde sıralamaya ve açıklamaya çalıştığım “adil çalışma ortamı”, “takım çalışması”, “yönetim süreçlerinde tutarlılık” ve “görüş ve önerilere açıklık” konularına önem vermeleri yeterli olacaktır.

Zaten hepsi birbirine bağlı, zincir süreçlerdir.Adil, iletişime açık ve eğlenceli bir ortamda emin olun! herkes bulunmak ister. Sınırların belli olduğu tatlı mesafeler çok değerlidir.

İş yeri huzurunda yöneticiler kadar çalışanlarında rolü çok büyüktür. Bu ne demek? Anlayamadım.! Birazda çalışanın iş yeri huzuruna katkısını ve zararları anlatalım.

Çalışan Sorumluluğu: Yaptığın işi mutlaka seviyor olmak çok önemlidir. Ancak şunu çok net ifade edeyim ki, kimse doğru meslek seçimi yapamıyor. Hatta mesleğini doğru seçmiş olsan da kimse bitirdiği yani okuduğu bölümde çalışmıyor. Çünkü Dünya sürekli gelişiyor ve sürekli değişiyor. Başladığı işte emekli olma oranları çok düştü.

Bu arada bu konu ile ilgili daha önce kaleme aldığım doğru meslek seçimi nasıl yapılır? bana uygun meslek hangisi? içeriğimi okumanızı tavsiye ederim.

Tekrar konuya dönecek olursak, sevdiğin işi yapmıyor olabilirsin. Hatta nefret düzeylerinde de olabilirsin. Burada bir sıkıntı yok. Ne iş yaparsan yap, senden istenenin aldığın maaşı hak etmendir. Yani, işini sevmiyorsan da sorumluluğunu bilmendir.

Hepinizin aklında mutlaka şu soru geldi. Sevmediğim işi nasıl sorumlulukla yapabilirim.? Çok basit formülü var. Hemen açıklıyorum…

Hangi iş seni mutlu ediyorsa yavaş yavaş oraya doğru yönelmen gerekiyor. Sevdiğin iş için ise mevcut işini araç olarak kullanman gerekiyor. Mevcut işini araç olarak kullandığın esnada ise mutsuz olmamak için sorumlulkla yaparak hak etmek gerekiyor. Çok basit değil mi?!!!

Her Zaman Haklı Olamazsın: Haklı olmaya çalışmaktan vazgeçin. Her şeyi en iyi bilen siz değilsiniz. Eğer böyle düşünüyorsanız çalışma arkadaşlarınıza saygısızlık yapmış olursunuz. Ortak kararlar alarak, devam etmelisiniz. Aksi taktirde bu kontrolcü yapınız yüzünden iş yerinde stresli anlar yaşayabilirsiniz.

Şikayeti Bırakın: İstediğiniz kadar memnuniyetsiz olun. İstediğiniz kadar işinizden keyif almıyor olun. Ancak unutmayın; bunların hiçbiri çalışma arkadaşlarınız veya patronunuzun umrunda değil. Sürekli olarak şikayetler de bulunan bir kişiyseniz, bir süre sonra insanlar sizi dikkate almamaya başlar. Eğer sorununuz varsa bunu mümkün oldukça az dillendirerek, kendiniz bir sonuca varmaya çalışmalısınız.

Yusuf TOKMUÇ-Kariyer ve Gelişim Blogumda: İş Yerinde Huzurlu Ortamı Sağlamanın Yolları konusunu anlatmaya çalıştım. İçeriği beğendiyseniz daha fazla kişiye ulaşması için paylaşmayı, içeriğe katkı sunmak isterseniz de aşağıda yer alan yorum bölümüne fikir ve görüşlerinizi bırakmayı unutmayın.

Eğitmen, Danışman ve Koç