İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak!

İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak, Çalışma Hayatında Engelli Olarak Çalışmak, Engelli Çalışanların Çalışma Hayatında ki Yeri, Engellilere Çalışma Hayatında Bakış Açısı konularına değinmek istiyorum.4 dk


58
69 Paylaşım, 58 Beğeni

Değerli okurlarım bu içeriğimde: İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak! konusuna değinmek istedim. Nitekim İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak şeklinde google arama motorunda bir aratma yaptığımızda bu konuda veya bu başlıkta bir yazı görmek çok zor. Bende bu yüzden bu konu üzerine biraz anlatımda ve paylaşımda bulunmak istedim.

Son yıllarda durumlar biraz değişiyor olsa da halen engelliler açısından iş yaşamında aşılamayan bir çok şeyin olduğunu düşünüyorum.

Son yıllarda çalışma hayatında engellileri çok daha fazla görüyoruz. Buna rağmen engellilerin önündeki en büyük engel olan önyargıyı bir türlü yıkamıyoruz. Aslında yıkamayan engelliler değil; Yıkılmayan sabit ve değişemeyen kafalar var. Biliyorum biraz ağır bir cümle ama maalesef içimdekini ancak bu özetliyor.

A.Einstein’ın ‘Bir insanda ÖNYARGIYI parçalamak, atomu parçalamaktan zordur.’ dediği gibi önyargılar, engellilerin de iş hayatını olumsuz etkileyen en önemli unsurlardan birisi diyebilirim.

İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak!

Yusuf TOKMUÇ – Kariyer ve Gelişim Blogumu sürekli takip edenlerin bildiğini düşünüyorum. Bilmeyenler için tekrar ifade etmek istiyorum. Yüzde 85-100 arası görme engelli biriyim. Yani az gören birisiyim.

Engelli olarak uzun yıllardır iş yaşamı içerisindeyim. Radyo programcılığı ve tiyatro yaptım. Beş yıldızlı büyük bir otelde çalıştım. Ardından şuan itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı taşra teşkilatında Şef olarak görev yapıyorum.

Şuana kadar ki süreçte her yeni yere başladığımda, engellilik ile ilgili yaşadığım sorunlar hep aynıydı. Hiç bir dönemde bu bakış açısı değişmedi. Maalesef! ben her yeni yere gittiğimde kendimi kabul ettirme peşindeyim. Sessiz çığlıklarımla “bakın bu işi yapabilirim. Ben şu işi biliyorum.” Diye diye bir süre geçiyor.

Engelliler olarak:

Yapabildiklerimizi, yeterliliklerimizi ve özelliklerimizi işyerine ve çalışanlara erken fark ettirebilirsek, gerek engelli çalışan gerekse işyeri o kadar çabuk rahat etmeye başlıyor. Oldu da kendimizi inandıramazsak, karşımızdakilerin önyargılarını yıkamazsak bu süre uzuyor. Ya da tamamen engelli çalışanlar bir köşeye terk ediliyor.

İş yaşamında engelli çalışan olmak, zor diyebilirim. Türkiye’de yetenekleri, yeterlilikleri ve yapabildikleri fark edilemediği için bir köşeye terk edilmiş ve sadece maaşını alan bir çok engelli çalışan var. Belki de bir köşeye terk edilmiş o engelli çalışanlara belli bir alan tanınsa inanılmaz faydalar sağlayacak.

İşveren ve çalışanların engelliler ile ilgili bulunan önyargıları, aslında yetersiz, yanlış ve hatalı bilgilerden kaynaklanmaktadır. Bu durum uygunsuz etkileşimler oluşturarak engellilerin iş hayatında ve toplum içinde eşit yaşam koşullarına sahip olmalarını olumsuz anlamda etkilemektedir.
İşveren ve çalışanların önyargılarından dolayı engelli çalışanlara karşı bir duyarsızlık oluşuyor. Bu duruma paralel olarak dışlama ve ötekileştirme sonucunda engelli çalışanların neredeyse tamamı ayrımcılığa maruz kalıyor.
Engelli çalışanlara karşı işveren ve çalışanların ilk önyargılı tavır ya da düşünceleri, onların fiziki görünüşlerinden kaynaklanıyor. Engellikten kaynaklı istem dışı vücut hareketleri ya da engellerine dayalı ortaya çıkan görüntülerine karşı bir dışlama ve ötekileştirme içine giriliyor. Bundan sonraki süreçte kesinlikle engelli çalışanın ne iş yapabilir kısmına odaklanılamıyor.
İş yaşamında engelli çalışan olmak, gerçekten zor.
Çünkü halen Ülkemizde engellilerin işe alımları Sosyal Devlet anlayışından ziyade Sosyal Yardımlaşma şeklinde yapılıyor. “Bu ne demek, Yusuf hocam?” dediğinizi duyar gibiyim. Hemen ifade etmeye çalışıyorum.
Engelliler toplumda veya iş yaşamında: bakıma muhtaç, hiçbir işini kendi göremeyen şeklinde yani bağımlı oldukları yönünde bir görüş bulunmaktadır. Engelliler bundan dolayı işyerlerinde külfet ve yük oluşturan kişi olarak görülmektedir.
Engellileri işe alırken “tamam sana biz maaş verelim evinde otur.” Ya da huzur bozacakları düşüncesiyle “sen kapıda, danışmada otur. Maaş zamanı maaşını al.” Şeklinde davranılmaktadır.

“Engellilik, Bir Hastalık Değildir. Bireyin, İnsanlık Durumudur.” İnsanın özelliği olan bir durumu, hasta ve huzur bozucu olarak değerlendirerek onları ötekileştirmek bir insana ayrımcılık anlamına gelmektedir.

Engellilik kavramını halen bilmeyenler varsa da daha önce kaleme aldığımı Engelli Tanımı, Engellilik Nedir? yazımı okuyabilirsiniz.

Engellilerin işe alımları, engellileri sadece topluma kazandırmak ve onlara sadece ekonomik özgürlük sağlamak olmamalı. Engellilerin iş hayatında en yüksek düzeyde fayda sağlamaları amacıyla doğru işe alım teknikleri ile işe alımlarının sağlanması çok önemli diye düşünüyorum.
Doğru işe alım yönetimi kullanılarak engellilerin iş yaşamına entegrasyonu durumunda hem iş yerleri hem de çalışan engellilerin yüksek iş huzuruna sahip olacaklarını düşünüyorum.

Yusuf TOKMUÇ-Kariyer ve Gelişim Blogumda: İş Yaşamında Engelli Çalışan Olmak! konusunu anlatmaya çalıştım. İçeriği beğendiyseniz daha fazla kişiye ulaşması için paylaşmayı, içeriğe katkı sunmak isterseniz de aşağıda yer alan yorum bölümüne fikir ve görüşlerinizi bırakmayı unutmayın.


Sizin Tepkiniz Nedir?

Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
Beğen Beğen
9
Beğen
İlginç İlginç
0
İlginç
Bilgilendirici Bilgilendirici
13
Bilgilendirici
Beğenmedim Beğenmedim
1
Beğenmedim
Üzücü Üzücü
1
Üzücü
Yusuf TOKMUÇ
Sürekli araştırmayı ve öğrenmeyi misyon, gelişmeyi ve değişimi ise vizyon edinmiş birisiyim. Blogumda engelli ve yakınları başta olmak üzere ilgi duyduğum alanlarda tüm herkesi kapsayacak şekilde içerik üretmeye çalışıyorum. Bildiklerimi ve tecrübelerimi aktarıyorum.

0 Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir